Kudüs… İslam’ın ve Müslümanların şehri Kudüs. Ne yazık ki 1917’den bu yana esaret altında. Burası dünyanın merkezi. Efendimizin tabiriyle “haşır” ve “neşir” yeri. Bu merkezin gerçek sahipleri de Müslümanlardır. Elbette bir gün tekrar orası İslam beldesi olacak ve elbette bunu gerçekleştirenlerin bizler olması en büyük temennimiz. Bu yazımda, Kudüs bizim için neden önemli ve bu yolda neler yapmamız gerek ayetlerin rehberliğinde anlamaya çalışacağız.
1.Ayet
“Bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir. O, gerçekten her şeyi işitmekte ve görmektedir.” (İsra/1)
İsra gece yürüyüşü manasına gelmektedir. Sureye ismini veren bu olay, efendimizin Mescid-i Haram’dan alınıp Mescid-i Aksa’ya götürülmesiyle son bulmuştur. Ayette iki husus dikkatimizi çekmektedir.
1. “Bazı ayetlerimizi gösterelim diye…” Efendimiz (a.s) bu olayı yaşamadan önce, gerçekten büyük imtihanlar ve sıkıntılardan geçti. Bu yolculuk alimlerin deyişiyle, bir çeşit teselli ve ödüldü. Efendimiz “bir beşerin insan olma özelliğini koruyarak Allah’a yaklaşabileceği son noktaya kadar yaklaştı.” Biz ümmetine de 5 vakit namazı, Bakara suresinin son 2 ayetini ve iman edenlerin günahları sevaplarını geçse dâhi eninde sonunda cennete gideceğini müjdeledi. Rahman, Rahim, Aziz, Latif, Şekur, Kerim ve Zü’l-Celali Ve’l-İkram olan Allah’a hamd olsun.
2. “Çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa…” Bu konuyu Abdulfettah El-Awaisi hocam şöyle açıklıyor: “Mekke ve Medine’deki ilahi bereket, sadece Müslümanlara has bir berekettir, ancak merkezi Beytülmakdis olan bereket, bütün insanlık içindir. Allah, Enbiya Suresi’nin 71. ayetinde Beytülmakdis hakkında şöyle buyurmuştur: “Alemler için bereketli kıldığımız arz” (el-Enbiya, 21/71) (Mescid-i Aksa’nın Özgürlüğü İçin Stratejik Planlama/151)” Bu beldeye sahip olan devlet, tarihin her döneminde söz sahibi olmuştur. Biz Müslümanlar bu beldenin değerini hakiki manada kavradığımız zaman, dünyanın anahtarları bizim olacaktır biiznillah.
Namaz Mü’minin Miracıdır, Kudüs’e gitmekte Mü’minin İsrasıdır. Allah, bu davaya gönül vermiş herkese, çevresi mübarek kılınmış Mescid-i Aksa’da namaz kılmayı nasip etsin.
2.Ayet
“Ardından biz İbrâhim’i ve Lût’u kâfirlerin elinden kurtarıp, tüm insanlık için feyiz ve bereket kaynağı kıldığımız bir ülkeye ulaştırdık.” (Enbiya/71)
Bir topluluk düşünün, sapıklıkta ötesi yok. Bir eş düşünün, peygamber hanesinde isyankâr ve Hz.Lut. Bir direniş sembolü.
Bir topluluk düşünün, bağnazlığından kurtulabilen bir kişi yok. Bir baba düşünün, inkarın zirvesi ve Hz.İbrahim. Allah’ın biricik dostu.
İşte böylesi kullarını Allah, bataklığın içinden çekip çıkarıyor. Peki bu 2 kuluna dünyada hangi beldeyi layık görüyor? El Cevap:
Alemler için bereketli kılınan Beytülmakdis.
3.Ayet
“Hor görülüp ezilmekte olan o kavmi de (İsrâiloğulları) içini bereketlerle doldurduğumuz ülkenin doğu taraflarına ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Sabırlarına karşılık rabbinin İsrâiloğulları’na verdiği güzel söz yerine geldi. Firavun ve kavminin yapıp yükselttikleri binaları yerle bir ettik.” (A’râf/137)
Rabbimizin değişmeyen bir yasasıyla birlikteyiz. Güçlü güçsüz, çok az, efendi köle farkı bizim anlayışımız değildir. İnanan inkâr eden, sabreden zulmeden, Allah’a güvenen kendine güvenen farkı bizim anlayışımızdır. Ne zaman ki Firavun ve Firavunî sistemler, iman edenleri yok etmeye kalkıştı. Allah, sabreden ve mücadeleye devam edenlere zafer nasip etti. Biz iman edenler maalesef tevekkülde eksiğiz. Allah’ın, “ol der ve oluverir” ayetini idrak edemiyoruz. Sonuç olarak yine zilleti yine zulmü kabullenip sanki bu bizim kaderimizmiş gibi sinemize çekiliyoruz. Halbuki bir güvensek Allah’a, bir yola çıksak o güvenle, kendi minberimizi inşa etsek kafalarımızda, biiznillah kurtulacak Kudüs ve Mescid-i Aksa.
Muhammed Emin Sarıoğlu
