Her Müslümanın Ortak Davası Kudüs

Her Müslümanın Ortak Davası ‘KUDÜS’

Yahudiler ile aramızdaki düşmanlık onların tahrif olan akidelerinden dolayı değildir. Onlarla düşmanlığımız başta Filistin halkı olmak üzere tüm müslümanların toprağı olan Kudüs’ü işgal etmeleridir. Rabbimiz özellikle yahudileri başta Haşr suresi olmak üzere birçok sure-i celilesinde bize örnek olarak göstermiştir. Gerek Rablerine karşı büyüklenmeleriyle gerekse peygamberlerine sadık kalmamalarıyla adları Kur’an’ımızda çokça geçmektedir. Yahudiler günümüzde ise hakları olmayan Filistin topraklarını arap halkının elinden almaları ile müslümanların hayatlarına dahil olmuştur. Günden güne Filistin’e baskılarını arttırmışlar ve gayelerine ulaşmak için her fırsatı kollamışlardır. Filistin’in mevcut durumu gözlerimizin önünde anbean durmakta. Güçlerini Rablerinden alan Filistin halkı İsrail’in yapmış olduğu tüm zulümlere rağmen Kudüs’ü boynu bükük bırakmıyorlar ve cihadlarına devam ediyorlar. Peki ben ne yapabilirim? 2023 yılında Filistin’den kilometrelerce uzakta yaşayan bir genç olarak ben neler yapabilirim? Bu soruyu düşünmeniz üzere size bırakıyorum ve ben sadece gücümüzün yeteceği bir çabayı size sunmak istiyorum.

Biz ne yapacağız?

Kudüsü dert edineceğiz ve Kudüs hakkında okumalarımızı arttırıp Kudüs davamıza dört elle sarılacağız. Kudüs davasını gündeminden düşürmeyen ve bizim yolumuzu mevcut bilgileriyle aydınlatan birçok mütefekkir şahsiyetlerimiz bulunmaktadır. Bu şahsiyetlerden biri 26 Eylül 2022 yılında Rabbine kavuşan merhum hocamız Yusuf el-Karadavi’dir. Kendisinin yazmış olduğu “Her MüslümanınOrtak Davası Kudüs” isimli değerli eserini inceleyeceğiz.

İslâm dünyasının en saygın âlimlerinden biri kabul edilen Mısırlı âlim Prof. Dr. Yusuf el-Karadâvî, 1926 yılında Mısır’da doğdu. On yaşına varmadan Kur’an’ı ezberledi. Temel eğitimini Ezher’e bağlı ilköğretim okullarında, üniversiteyi de 1954 yılında Ezher Usûlü’d-Din Fakültesinde tamamladı. 1973 yılında doktorasını tamamlayan Üstad Karadâvî, Mısır başta olmak üzere birçok Arap ülkesinde önemli görevler üstlendi.
Gençliğinin ilk yıllarında Müslüman Kardeşler hareketine katılan Üstad Karadâvî, mücadeleci bir İslâm âlimi olup birkaç kez hapse girdi. (1)

Kitap Üzerine


Kitabımız dokuz ana bölümden oluşmaktadır. Müellifimiz Kudüs’ü kronolojik tarihine göre anlatmaya özen göstermiştir. Şimdi bölüm bölüm kitabı incelemeye başlayabiliriz.
Birinci Bölüm
Kudüs’ün İslam tarihinde yeri ve önemi anlatılmak istenmiştir. İlk bölüm müslümanların bilinçlenmesine yönelik bilgiler içermesi sebebiyle kitapta önemli bir yere sahiptir çünkü bir insanın anlamlandırmadığı değerleri sevemez ve saygı duyamaz. Müellifimiz kitabın ilk bölümünden ’Kudüs ve İslam’ ilişkisini biz okuyucularına sunarak sağlam temeller üzerine diğer bölümleri inşa etmiştir. Diğer kalan sekiz bölümün anlaşılmasını ilk bölümün içselleştirmesine bağlı olacağından kitapta önemli bir yere sahiptir.
İkinci Bölüm
Kudüs’ün yahudileşme serüvenini görüyoruz. Bu bölüm yanlış bilgileri düzeltme açısından önemlidir. Kudüs şu an neden yahudilerin elinde sorusunu geniş çaplı açıklayan bir bölüm.
Üçüncü bölüm
Bir müslüman olarak benim İsrail ile derdim ne sorusunu düşünelim. Eminim bu soru dolaylı yoldan dahi olsa birçok kez bize sorulmuştur. İşte bu sorunun cevabını üçüncü bölümde görmekteyiz. Herkesin bizim İsrail’i sevmememizin sebebinin din farklılığından dolayı olmadığını bilmeleri gerekir. Bu bölümü okuyan kişiler İsrail’İ sevmiyorum çünkü… sorusundaki boşluğu dolduracaklardır.
Dördüncü Bölüm
Yahudilerin Kudüs üzerindeki hak iddialarını çökerten bir bölüm diyebiliriz. Yahudilerin Kudüs topraklarında bir haklarının olması için Kudüs toprakları için cefa çekmeleri gerekir ama ne tesadüf ki yahudiler asla hakları olmayan topraklarda asıl toprak sahiplerine cefa çektirip kendileri sahte yalan perdelerinin arkasında sefa sürmekteler.
Beşinci Bölüm
Düşmanımız olan siyonist yahudileri tanımamıza aracı olan başlıca kaynaklar anlatılmıştır. Kaynaklar yeteri kadarıyla anlatıldığına göre düşmanımızı tanımaya geçebiliriz.
Altıncı Bölüm
Kişi, düşmanını ne kadar tanırsa o kadar güçlenir. İşte bu bölümümüzde müellifimiz yahudilerin tarihini, soylarını ve özelliklerini detaylıca kaleme almıştır. Siyonizm bir hastalık gibi günden güne yayılmaktadır bize düşen ise müslüman bağışıklığımızı korumaktır bu ise ancak düşmanı tanımakla gerçekleşebilir.
Yedinci Bölüm
Siyonizm sadece müslümanların ayağına dolanan bir taş değildir. Siyonizm tüm insanlık için bir tehlikedir. Bu bölümde Müslümanlık dışında diğer dinlerin siyonizmi tanımlamaları mevcuttur.
Sekizinci Bölüm
Amerika ve İsrail’in arasındaki dostluk bağı anlatılmıştır. Bu bölümü okuyan okuyucu aslında İsrail dediğimiz sözde devletin Amerika’nın piyonu olduğunu anlayacaktır. Rabbimiz Maide suresinin 51. Ayetinde şöyle buyurmuştur; “Ey iman edenler! Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudur.” Bu ayeti kerimenin hikmetini bu bölümü okuyan okuyucular daha iyi anlayacaktır.
Dokuzuncu Bölüm
Son bölüm kitabın özeti şeklinde olmuş diyebiliriz. Önceki sekiz bölümde anlatılan Kudüs tarihine genel bir perspektiften bakılarak kitaba vedaya hazırlanılmış böylelikle okuyucu için genel bir toplamaya ve özete gidilmiştir bu da okuyucu için faydalı olmuştur.


Kitaptan Kavramlar


Vehn: Dünyayı fazlaca sevmek ondan ayrılmak istememek ve ölümü de kerih görmektir.
Hegemonya: Bir devletin başka bir devlet üzerindeki siyasal ve ekonomik egemenliği.
Tasfiye: Sözlükte “duru ve temiz olmak” anlamındaki safv kökünden türeyen tasfiye “süzmek, arıtmak, saf ve temiz hale getirmek” demektir. (2)

Yazıma kitapta yer alan bir cümle ile son vermek istiyorum.
“Sünnetullah gereği güçlü, sonsuza dek güçlü kalmayacağı gibi, zayıf da sonsuza dek zayıf kalmayacaktır.” Gün gelecek şartlar tersine dönecek ve biz Kudüs’ün prangalarından kurtulup özgür olduğunu göreceğiz. O halde özgür Kudüs’e!

Hatice Nalbantoğlu


1. https://nidakitap.com.tr/book-author/yusuf-el-kardavi/

2. https://islamansiklopedisi.org.tr/tasfiye

Yorum bırakın